📞 Randevu: +90 535 937 72 59 📍 Bahçeşehir 1. Kısım Mah. Kemal Sunal Cad. No:4 Defne 01 Sitesi, B5 Blok D:7. Başakşehir / İstanbul

Mükemmellikten Kalanlar

“Ne zaman ayrılmayı düşünsem, kendimi sokakta kalmış, beni tanıyan ya da benimle ilgilenen bir kişi bile bulamamış bir halde görüyordum. Benim bütün o yüce ilkelerim buraya kadar.” Bay Stevens 

Bay Stevens yıllarını bir uşağı mükemmel yapan şeyin ne olduğu konusunda kafa yorarak geçirmişti. Malikanenin sahibi Lord Darlington’ın fikirlerini hiçbir şekilde sorgulamayan Stevens için bağlılık ve işini en iyi şekilde yapmak, her zaman asıl değerler olmuştu. Efendisinin kütüphanesinden ödünç aldığı kitaplarla düzenli olarak İngilizce’sini kusursuzlaştırma gayreti içindeydi. Anlatımı ayrıntılı ve kesin, konuşması tutku ve duygu içermediğinden ruhsuzdu.  

Bu baş uşak, Kazuo Ishiguro’nun “Günden Kalanlar” romanındaki ana karakterdir. 1993 yapımı sinema filminde bu karakteri Anthony Hopkins çok etkileyici bir şekilde canlandırmıştı. Öyküde Bay Stevens ve Bayan Kenton arasında alttan alta bir türlü ortaya çıkamayan duyguları sezinlerken, içerikte baş uşağın talepkar ebeveynine boyun eğmek konusundaki ısrarını takip ederiz. 1950’lerde İngiltere’de Bay Stevens’ın 35 yıldır çalıştığı malikanenin sahibinin değişmesi üzerine yeni sahibinden aldığı tatil izni ve bu tatili daha önce malikanede çalışmış Bayan Kenton’ı ziyaret etmesi için kullanması konu edilmektedir. Bay Stevens Bayan Kenton’ı görmek için çıktığı yolculuğunda aynı zamanda geçmişe de yolculuk ederken; kaçırdığı fırsatları, mükemmel olma uğruna duygularından vazgeçmesini ve olaylara gösterdiği kayıtsızlığı tekrar hatırlayarak yaşamını sorgular. 

Bay Stevens ve Bayan Kenton, Stevens’ın babasıyla birlikte çalışmaya aynı zamanda başlarlar. Kenton’a göre Stevens’ın babası yaşlanıyordu ve artık aktif görevden çekilmesi gerekiyordu. Ama işten ayrılmaz, çünkü o da son nefesine kadar işine sadık bir kahya ve Stevens’ta olduğu gibi yüksek standartlar şemasının etkisi altındaydı. Stevens bir gece ev sahibinin konuklarını ağırlarken üst kattaki odalarda ölüm döşeğinde olan babasıyla başa çıkmak zorunda kalır. Ama ne yazık ki misafirlere hizmet edebilmek için koştururken babasının son nefesine yetişemez. Şartlar ne olursa olsun işini aksatmaz, zaten aksi de düşünülemezdi. Ona göre saygın bir uşak asla titizliğini ve profesyonelliğini yitirmemeliydi. Bu nedenle Kenton’a derinden aşıkken bile bunu ifade edemedi, çünkü emrindeki bir çalışana tutulmak uygunsuzdu ayrıca dikkatini dağıtabilirdi. Ölüm döşeğindeki babasını neredeyse görmezden gelen kendi talepkar ebeveynine teslim olmuş incinmiş çocuğun başına gelenlerdi bunlar. 

Bir akşam Bayan Kenton çiçek bırakmak için Stevens’ın çalışma odasına girdiğinde, Stevens odada kitap okumaktaydı. Bayan Kenton hangi kitabı okuduğunu sordu. Stevens buna beklenmedik bir tepki gösterip kitabı saklamaya çalışınca, kadın kitabın “uygunsuz” olduğunu düşündü. “Neden bana göstermiyorsunuz, Bay Stevens?” diye sordu, “Bunun benim üzerimde kötü bir etki bırakacağını mı düşünüyorsunuz!” Stevens şaşırmıştı, zaman durmuş gibi geldi ona! “Bana doğru uzandı ve parmaklarımı yavaşça çözerek kitabı elimden kurtarmaya çalıştı. Bu işlem çok uzun sürmüş gibi göründü bana. Sonunda şöyle söylediğini duydum: “Tanrım! Bay Stevens, bu kitap sadece duygusal bir aşk hikayesi!” Bunun üzerine Bayan Kenton’dan kendisini yalnız bırakmasını istedi. Kadın kırgın bir şekilde ayrıldı. Bir yakınlaşma ihtimalinin belirip sonra kopuk korunganın devreye girmesiyle kayboluşuydu… 

Bay Stevens aşk kitabı okuyan, duygusal biri gibi görünmüş olmaktan fazlaca utanmıştı. Bu durumda incinmiş çocuk kendini korumak için savunmaya geçmeliydi ve öyle de oldu; Bayan Kenton odadan çıktıktan sonra Stevens aşırı telafiye giderek kendini temize çıkarmak çabası içine girdi. İngilizcesini daha temiz ve pürüzsüz bir hale getirmek için okuyordu!  Ya da bize göre yaşamayı çokça arzuladığı aşk hikayeleriydi onlar… Ama bu isteklerin gerçekleşebilmesi için ortaya çıkması, hissetmeye izin verilmesi gerekiyordu. Engel olan nedir diye sürekli düşünürüz hikaye boyunca. Babası talepkarlığını ona mı aktardı? Sevgi, bağlanma, özgür olma ihtiyaçları ne oldu? Film bize direkt değil ima ederek, Stevens aslında bunların çoğuna ulaşamadı, talepkar ebeveyn incinmiş çocuktan beklentilerini artırarak onu görmezden geldi ve bunların sonucunda sevdiği kadınla gerçek bir bağ kuramadı der.  

Bayan Kenton ise izinlerinde arkadaşıyla görüşür, duygusal ilişki ile işini birbirine karıştırmaz. Diğer yandan Stevens’ta durum böyle işlemez; Bayan Kenton’a iltifat etmek ya da romantik bir şekilde yaklaşmak istediğinde incinmiş çocuğu korumak için kaçınmaya başvurur ve dolayısıyla işle ilgili yersiz konuşmalar yapmasına sebep olur. Sonunda Stevens Darlington malikanesinde yaşamına devam ederken, Bayan Kenton kendine başka bir yaşam kurmak üzere malikaneyi terk eder. 

Romanın başlangıcında Bayan Kenton gideli yirmi yıl olmuştur. Yirmi yıl önce Bayan Kenton onunla evlenebileceğine dair imada bulunmuşsa da Stevens bunu görmezden gelmişti. Bay Farraday’ın teklifini değerlendirirken Bayan Kenton’u ziyaret etmeyi düşünmüş ve seyahatini onu görmek için planlamıştı. Amacı hem Bayan Kenton’u Darlington malikanesine geri götürmek hem de ona karşı duygularının değiştiğini söylemekti. Buluştuklarında Bayan Kenton kocasına geri döneceğini söylerken aslında hayal kırıklığı içinde olduğundan nerdeyse eminizdir. Stevens bu duruma üzülmüştür ama yine de belli etmez. Biz içten içe bu son şansı değerlendirmelerini bekleriz, ama olmaz işte! Darlington Malikanesine günden geriye kalanlarla dönmek zorunda kalmıştır… 

Stevens’ın yaptığı şeyler efendisini memnun etmek, onun tarafından kabul görmek üzerine odaklıydı. Kendisi için çok az şey yapmıştı maalesef. Hatta bir tatile çıkma fikri bile patronundan gelmişti. Tüm bu sorumluluklar aklına geldiğinde, kendine bir özgürlük alanı tanımadığının, talepkar tarafına teslim olduğunun farkında bile değildi. Ancak bu yolculuktan sonra karşılaştığı insanlarla kurduğu ilişkilerin doğal olmadığını, kendini sürekli olduğundan farklı göstermeye çalıştığını anlayabildi. Sevdiği kadına duygularını açmaya engel olan yanları vardı ve bunlarla baş etmek konusunda çaresiz kalmıştı. Ve ne yazık ki Bayan Kenton’la vedalaşmak için buluştuklarında incinmiş çocuk sessizce oradan uzaklaşmak zorunda kaldı. 

“Ardımda bıraktığımı sandığım bir işin aslında oracıkta, tam önümde dokunulmamış olarak durduğunu anlamaktan duyduğum hayal kırıklığını belli etmemek için elimden geleni yaptım.” 

 Bay Stevens