📞 Randevu: +90 535 937 72 59 📍 Bahçeşehir 1. Kısım Mah. Kemal Sunal Cad. No:4 Defne 01 Sitesi, B5 Blok D:7. Başakşehir / İstanbul

Üstünüze Afiyet, Yazar Tıkanıklığım Var 

İyi Hissetmek Dergisi

Başarısızlık şeması kişinin kendisini yetersiz, beceriksiz biriymiş gibi hissetmesine sebep olan ve çoğunlukla başarılı kimselerde görülen bir durumdur. Bu kişilerde, her daim diğerlerinin kazandığı, kendisinin ise istisnasız  kaybeden taraf olduğuna dair inançlar ve “ben yetersizim” düşüncesi hakimdir. Kişi şemaya teslim olduğunda çoğunlukla kıyaslama ve rekabetin de körüklediği, kişiyi düşünsel olarak felce uğratan bir süreç içine girmesine yol açabilir.  

Sinemada da örneklerini gördüğümüz yazar tıkanıklığı öyküleri, yetersizlik hislerine teslim olmuş kişinin çıkmazını sanatsal bir biçimde bize sergiler. Bunlar içinde en bilinenlerden biri senarist-yönetmen Charlie Kaufman’ın bir kitabı senaryolaştırma sürecini film yaparak meta bir anlatı kurduğu ‘Adaptation’ (Tersyüz) adlı sinema filmi.  Bu filmde senarist kendine gerçekte olmayan bir ikiz kardeş (alter ego) ekler, Donald Kaufman. Senaryolaştırılması istenense, Susan Orlean adlı yazarın orkideler hakkında yazdığı “Orkide Hırsızı” kitabı.  

Filmdeki Charlie Kaufman, önceki filmi ‘John Malkovich Olmak’ gibi ses getiren, sıradan olmayan bir senaryo yazmak istemektedir ve bu zamanla kendi üzerinde bir baskı oluşturur. İç sesler sürekli kafasında döner durur; kendini şişko, kel, ne yapması gerektiğini bilmeyen, farklı olmak için çabalamak zorunda olan, kafasında özgün düşünce var mı diye sürekli sorgulayan, gerçekte çok vasatmış da insanları kandırıyormuş gibi davranan, kendi deyimiyle ‘yürüyen bir klişe’ olarak görür. Diğerleri kadar becerikli olduğuna inanmasa da bazen aşırı çalışarak bunu telafi eder ve “çok başarılı” olur; Charlie Kaufman bir önceki senaryosuyla ödüller almıştır ancak kendini sahtekar gibi hisseder. İkiz kardeşi ise meraklı, daha sakin ve neşeli, daha fazla kendinden emin görünen ancak filmler konusunda daha az bilgili ve daha az yaratıcıdır (mutlu çocuk modu).  

Sosyal ve özel hayatında da benzeri bir durum vardır. Fazla arkadaşı yoktur, yalnız yaşar ve kadınlarla iken rahat değildir. Charlie bir süredir görüştüğü kız arkadaşıyla partiye gider ve her zamanki gibi gergin, terlemiş, şaşkın, konuşmakta zorlanan, elini kolunu nereye koyacağını bilmeyen biri gibidir ve sürekli bedenine dokunarak kendini sakinleştirmeye çalışmaktadır. Kız arkadaşı “bence harikasın, beynine açılan bir kapı bulmak isterdim” der (bir önceki filmine gönderme yaparak). Charlie buna inanmaz, birisinin onu bu denli değerli bulabileceğinden şüphelidir (duygusal yoksunluk teslim modu). Senaryosunun kötü gittiğini söyleyerek uzaklaşmak ister. Yolda ise içinden “neden öpmedim, tavuk gibiyim, hemen arkasından gitmeliyim, bu romantik olurdu” diye söylenir ama gitmez (başarısızlık şeması kaçınma modu).  

Filmde zamanda ileri geri giderek kitabın ve senaryonun yazılışını eş zamanlı olarak takip ederiz. Tutkulu ve çılgın bitki uzmanı John Laroche ve yazar Susan Orlean arasındaki ilişkinin başlangıcı, ‘hayalet orkide’ denilen ve az bulunan bir orkide çeşidinin eşsizliği, ulaşılamazlığı ve Laroche’un tutkulu şekilde bununla ilgilenmesi üzerinedir.  Kitabın görünürdeki konusu Laroche’un Florida’da çiçek yetiştirme ile ilgili yaşadığı şeyler iken arka planda hepimizin içindeki tutku ve yaşama arzusu anlatılmaktadır. Bu tutku, kitabın yazarı Susan Orlean’ı olduğu kadar, Charlie’yi de huzursuz etmektedir.  

Charlie bu huzursuzluğu gidermek için kendi kaygılarını Laroche ve Susan’ı konu alan senaryoya yansıtır ve kendini de karakter olarak dahil eder. Susan adapte olmanın utanç verici olduğunu, kaçmaya benzediğini düşünen biridir. Laroche ise nerdeyse tam tersi, sürekli tutkuları değişen, bir anda her şeyi geride bırakabilen, hemen başka bir alana geçebilen bir mizaca sahiptir. Susan bu süreçte, kendi hayatında böylesine tutkulara sahip olamadığını görür ve hayalet orkideye inanmayı tercih eder. ‘New Yorker’da yazmasına, çok başarılı olmasına ve mutlu bir aileye sahip gibi görünmesine karşın yetersizlik ve tatminsizlik içinde olduğunu hissederiz. Aslında orkide merakı yoktur ama insanların tutkuyla peşinden gittikleri bu büyülü şeyi görmek ister. Bir gün Susan ve Laroche hayalet orkideyi aramak için buluşurlar ancak çabaları boşa çıkar. Büyüklenmeci hallerdeki Laroch bu arama sırasında oldukça gergindir, Susan ise hayal kırıklığı yaşamaktadır ve içinden şöyle geçirir “yaşam da aynı hayalet orkide gibi şeylerle dolu, hayal etmesi harika ve aşık olması çok kolay. Ama biraz baş döndürücü, kısa süreli ve ulaşılmaz.” Kitap bu şekilde son bulur.  

Senarist Charlie Kaufman filmde kendini parçalara ayırmıştır. Filmdeki Charlie (aslında Charlie Kaufman’ın kendisi) başarı kaygısı olan, kendini beğenmeyen, yazdığı senaryolar konusunda insanların ne düşündüğünden emin olamayan ve temelde kusurlu olduğunu, bunu gizlemeye çalışmasının utanç verici olduğunu düşünen biridir. Başarısız olacağına inandığı zamanlarda teslim moduna geçerek yazar tıkanıklığı yaşamaktadır. Cezalandırıcı tarafı, kaygılı çocuk tarafını bir türlü rahat bırakmaz. Sürekli kendini eleştirir, beğenmez, çirkin ve beceriksiz görür. Donald (Charlie Kaufman’ın başarısızlık şemasının aşırı telafi ile giden tarafı) ise flörtöz, sosyal, daha iş bitirici ancak daha yüzeysel tarafını temsil eder. Bu tarafıyla sürekli bir çatışma halindedir, onun varlığından rahatsız olur, hatta küçümser. Donald’la dalga geçmek için verdiği senaryo tüyolarının tutması sonucu hırçın, kıskanç bir yönü de ortaya çıkar.  

Charlie tam bir kafa karışıklığı içindedir. Kaçınmaya başvurduğu anlarda bir rahatlama hissi, hoş olmayan duyguları geçici olarak azaltmayı sağlayabilir. Ancak temel meselesiyle sağlıklı bir biçimde çalışmadığı için başarısızlık duygusu devam eder. Kaçınma davranışı ile baş etmeye çalışan kişiler, kendilerini başarısız hissettirecek hiçbir işe girişmezler ve sıklıkla işleri ertelerler.  

Charlie son çare olarak bir çalışma grubuna gider ve uzmandan şöyle bir tavsiye alır: “karakterlerin değişim geçirmeli ve bu onlardan gelmeli, bir de iyi bir son yazmalısın” der. Aslında bu daha önce ikizi Donald’ın gittiği kişidir. Bu kişi toplantıda Charlie ile kısa bir gerginlik yaşar, sonrasında ise ona senaryonun baş kısımlarında hatalar olabileceğini ancak sonunu güçlü yazarsa sorun olmayacağını söyler. Aslında sağlıklı bir ebeveyn tutumuyla Charlie’nin kaygısını absorbe eder, gördüğü babacan tavır onun ihtiyacı olan onaylanmayı almasını sağlar. Yazmak için kayıt yapmaya başlamıştır artık ve Donald da onu keyifli, istekli görür; sağlıklı yetişkin ortaya çıkmıştır. Donald’a olan öfkesi azaldığı için ondan yardım ister ve birlikte çalışmaya başlarlar. Bu onun başarı kaygısını, yetersizlik hislerini azaltır. Yazar Susan’ı takip ederler, film Donald’ın senaryosu gibi bir aksiyon-gerilim filmine evrilir. Kitabın bittiği yer aslında son değildir, yazar hayal kırıklığına uğrar ne istediğini tam bilemediği, hayatına anlam veremediği bu süreçte değişir, Laroch’un hayatına girer, uyuşturucuyla tanışır ve hayatı tepetaklak olur. Fakat tüm bu klişelere rağmen Charlie ikiziyle (ikizin temsil ettiği kısmen sağlıklı kısmen aşırı telafiye giden taraflarıyla) barışmayı başarmıştır. 

Uzman Dr. Sibel BOLLUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin