📞 Randevu: +90 535 937 72 59 📍 Bahçeşehir 2. Kısım Mah. Avni Akyol Blv. Sofa Sit. A Blok No:7A/7 Başakşehir / İstanbul

Antidepresan Kullanımında Nelere Dikkat Edilmeli ?

Antidepresanlar, depresyon ve kaygı bozukluğu semptomlarının giderilmesi amacıyla kullanılan ilaçlardır. İlk örnekleri 1950’lerde geliştirilen bu ilaçlar yaklaşık 50 yıldan beri yaygın şekilde kullanılmaktadır. Antidepresan ilaçlar başta depresyon olmak üzere panik bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk, sosyal fobi, travma sonrası stres bozukluğu, fibromiyalji gibi pek çok psikiyatrik bozuklukta kullanılır. Antidepresan ilaçlarının etkililiği kişiden kişiye değişmektedir. Ancak yaygın olarak en sık reçete edilenler genellikle SSRI’lardır (Seçici serotonin geri alım inhibitörleri) çünkü yan etkileri diğerlerine göre kısmen daha azdır. Doktor tavsiyesiyle alınması, takiplerle kontrol edilmeli ve kesilirken dikkatli olunmalıdır. Özellikle aniden bırakıldıkları durumlarda istenmeyen etkilere neden olabilirler. Bu etkileri yaşamaktan kaçınmak için kullanan kişilerin antidepresan ilaçları, doktor kontrolünde dört haftalık bir süreç içerisinde azaltılarak bırakması gerekir. Antidepresan tedavinin ne kadar süreceği ile ilgili kesin bir süre yoktur, hastaya ve belirtilerine göre değişir. Ancak tedavinin en az 6 ay kadar sürmesi gerektiği kabul edilir.  Nüksetmeyi önlemek için de psikoterapinin eklenmesi, eşlik eden bilişsel çarpıtmaların gerçekçi hale getirilmesi tedaviyi güçlendirir. Ancak birçok ruhsal bozukluğun tekrarlama eğiliminde olduğu unutulmamalıdır.  

Antidepresan kullanımının riskleri nelerdir? 

Öncelikle hasta tanısal olarak ve genel tıbbi yönden ayrıntılı incelenmeli, yakından takip edilmelidir. Çünkü ailesinde ağır ruhsal hastalıklar (bipolar bozukluk, şizofreni) ve intihar geçmişi olan kişiler başta olmak üzere, belirtilerinde kötüleşme ve intihar riski söz konusudur. Antidepresanlar, ibuprofen gibi bazı reçetesiz satılan ilaçlar da dahil olmak üzere diğer ilaçlarla beklenmedik şekilde reaksiyona girebilir.  Gebeliğin özellikle ilk üç ayında, organ oluşumu dönemini olumsuz etkileyebilme riski sebebiyle antidepresanlar önerilmemektedir. 18 yaşın altındaki çocuk ve gençlerde antidepresan kullanımı yan etkilere duyarlılık ve dürtüselliği arttırabilmesi riski olduğu için tedavi yakın takip edilmelidir.  Alkol depresan bir maddedir ve alkol almak belirtileri kötüleştirebileceğinden, antidepresan tedavi süresince alkol alımı kısıtlanmalıdır. Bazı antidepresanlar, özellikle onları ilk kullanmaya başladığında, baş dönmesine, uyuşukluğa ve bulanık görmeye neden olabilir. Bu belirtiler belirginse araç kullanımında dikkatli olunmalıdır.  

 
Ülkemizdeki kullanımı son yıllarda neden artış gösterdi? 

Ülkemizde nüfusa göre yeterli psikiyatri uzmanı bulunmaması ve hastanelerde yaşanan yoğunluk, hastaların daha kısa sürede değerlendirilmelerine ve psikoterapi gibi kişiye özgü, uzun zaman ve çaba gerektiren tedavilerin geri planda kalmasına yol açmaktadır. Dolayısıyla şikayetleri hızlı bir şekilde düzeltmek için ilaç tedavileri öne çıkmaktadır. Ayrıca geçmiş dönemlere nazaran damgalama gibi hastaları korkutan gerekçeler kısmen geri planda kalmış olmakla birlikte tedaviyle düzelen hastalar diğer hastalar için de bir umut ışığı olmuştur. Son yıllarda COVİD-19 salgını, depremler, işsizlik, göç, aile içi şiddet gibi yoğun stres oluşturan ve ruhsal hastalıklara zemin hazırlayan tetikleyici unsurlarla baş etmekte zorlanan kişiler, umutsuzluk çaresizlik ve kaygı belirtilerini yoğun olarak göstermişlerdir. Bu bozukluklar sanılanın aksine, kendi kendine düzelmemekte, ayrıca hastanın tüm hayatını olumsuz etkilediği gibi, işini ve ailesini kaybetmesine yol açabilen kronik rahatsızlıklardır. Maalesef bu hastaları istismar eden birçok şifacı kişi ve gruplar hastaların kafasını daha da karıştırarak vakit kaybetmelerine yol açmaktadırlar.  Hastalar Ruh sağlığı uzmanlarına danışarak akılcı ve bilimsel yolu izlemelidirler. 

Uzman Dr. Sibel BOLLUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin